8 Şubat 2017 Çarşamba

Bilinçaltı Temizliği, Meditasyon ve Thetahealing Tekniğinden Anladıklarım

Bilinçaltına son 6 aydır kafayı takmış durumdayım. Bu konuda çok makale, yazı okudum, bir çok video izledim. 
Bilinçaltı bazı kaynaklarda 6, bazılarında ise 12 yaşına kadar geliştiği yazıyor. Tam bir gerçek var ki o da anne karnından itibaren oluşmaya başladığı.  Annenizin hissettiği tüm acıları, mutlulukları ve diğer hisleri minicikken kaydediyoruz ve yetişkin yaşamımızda bu hislerden faydalanıyoruz. Hatta tüm hayatımızı ona göre koordine ediyoruz.
Bana göre bilinçaltı koca bir çöplük ve tam bir salak. 

Neden böyle düşünüyorum?
1. Bilinçaltı önüne gelen herşeyi kaydediyor ve olmadık anlarda da karşınıza çıkarıyor. Ani duygu değişiklikleri yaşayanların temel sorunu bana göre bilinçaltından geliyor. Çünkü her hangi bir olay karşısında bilinçaltınız bazı şeyleri hatırlıyor ve sizin duygudurumunuzu değiştiriyor.
2. Olumsuz hiç bir cümleyi  anlamıyor ve muhakeme yeteneği yok. Örneğin; kendi kendinize "ben aptalım" dediniz ve bravo aptalsınız. Bilinçaltınız artık sizi aptal olmaya zorluyor. Yada " bu işi başaramam" dediniz, başaracağınız varsada başaramıyorsunuz, çünkü ağzınızdan çıkanları emir telakki ediyor.
3. Kandırılması çok kolay. " bu işi başaramam" yerine inanarak "bu işi başardım" derseniz ona da kanıyor. Dikkat edin, başardım diyorsunuz. Olmuş gibi davranıyorsunuz.

Bilinçaltınızın programlanması yada temizlenmesi diye bişey yok aslında kandırılması var. Olumsuz olan kayıtlarınızı olumluyla değiştiriyorsunuz. Eğer kendi kendinize " ben şişmanım, kilo veremem" diyorsanız yerine " ben zayıfım ve sağlıklıyım" demeyi deneyin.

Olumsuz kayıtlarınızı olumlu ile değiştirirken, odaklanmak ve hayal etmek çok önemli. Odaklanmak için meditasyona başvurabilirsiniz. Meditasyon aslında kişinin dingin bir şekilde kendi ile baş başa kalması. Düşüncelerinizin akışına tamamen dur demelisiniz. Günlük hayatın getirdiği kargaşadan filan uzak kalmalısınız. Bunun için nefes alışverişinize odaklanabilirsiniz. Bir süre sonra düşüncüleriniz gitmiş sadece nefes alışverişinize odaklanmış olacaksınız işte o an " ben zayıfım ve sağlıklıyım" diye zihninize empoze edebilrsiniz. Aslında bu durumu tam uyumak üzereyken de yapabilirsiniz. Uyuklarken aslında meditatif duruma giriyorsunuz.

Thetahealing ise; beyni teta durumuna getirmek ve olumsuz kayıtlarınızı, inançlarınızı, hislerinizi değiştirmek. Beyni tetaya getirmek aslında zor değil, yukarıda anlattığım durumlarda zaten kendiliğinizden tetaya çıkıyorsunuz. Yada birine dua yada beddua ederken tetadasınız. 
Teta durumunda sadece olumsuz kayıtları değiştirmekle kalmıyorsunuz. O anda olmasını istediğiniz ne varsa hayal edin. Hayalleriniz güçlü olsun. Eğer zayıflamak istiyorsanız incecik olduğunuzu, önceden giyemediğiniz tüm kıyafetlerin içine sığdığınızı filan hayal edin. Bir süre sonra hayallerinizi yaşamaya başlıyorsunuz.
Tetahealing yüzeysel olarak bundan ibaret. Detaylı bilgilere zaten google' dan ulaşabilrsiniz. Ben sadece kendi edindiğim bilgileri, biraz bu konuda bilgi sahibi olanlara aktarmak istedim.

Yukarıda bahsettiğim konularda bilgi almak için aşağıda yazdığım video ve kitaplara bakabilirsiniz.

Kitaplar:
-Thetahealing :Sıradışı enerji yaklaşımına giriş/ Vianna Stibal
-Bilinçaltının Gücü/ Joseph Murphy
-İyi Hissetmek/David Burns
-Hayatı Yeniden Keşfedin/Jeffey E. Young

Videolar:
-Seyide Şen/ Enerji Oyunları (Youtube Kanalı)
-Evrim Blaıkçı (Youtube Kanalı

İnternet Sitesi
Şizofren Psikolog

8 Haziran 2016 Çarşamba

Op. Dr. Furkan Certel' in Elinden Yeni Burnum ve Ameliyat (Rinoplasti) Maceram

Merhaba arkadaşlar, benim gibi burnunuzdan estetik ameliyat olmak istiyor ama korkuyorsanız bu yazım sizler için. 
Öncelikle şunu söyleyim ameliyata karar vermek çok kolay. Bir Doktor seçip,kendinizi ona emanet ediyorsunuz ve iş bitiyor. Ameliyat olduktan sonra böyle olduğuna şüphem yok ama öncesinde neler hissettiğimi anlatamam. Psikolojik olarak ameliyat düşüncesi,narkoz, vs beni çok ürküttü. Eminim daha önce ameliyat tecrübesi olmayan herkes benim gibi korkmuştur. 
Günlerce narkoz ve etkilerini, uyanırken saçmalayıp, saçmalamayacağımı? Hadi Ölürsem,felç kalırsam, bitkisel hayata girersem falan filan düşünmekten uyuyamadım. Burnumun nasıl olacağını düşünmek yerine kendime hayali cenaze töreni filan düzenledim :)   Kendime herşeyi zehir ettim  ama tek kelime ile hepsi " BOŞUNAYMIŞ"

 

Gördüğünüz gibi ameliyatın ardından elimi kaldıracak, gülmeye çalışacak kadar iyiyim :) 
NOT: Ameliyattan takriben 1 saat sonra, şuan için şişme ve morarma yok.

Ameliyata karar verme sebebim, burnumda ki kemerin beni rahatsız etmesiydi. Doktor seçimi ise; beni en zorlayan kısım oldu. Gerçekten seçeceğiniz hekim çok önemli. Bundan yaklaşık 3-4 yıl önce yine ameliyat olmaya karar vermiş ama arkadaşımın ameliyat sonrasında ki halini gördükten sonra vazgeçmiştim. Konya' da yaşayanların ismini çokça duyduğu bir hekime ameliyat olmuştu. Ameliyat sonrası inanılmaz morluk ve şişlikleri vardı. İnsan kendine bu eziyeti yapmamalı demiş ve vazgeçmiştim. Taaa ki doktorum Furkan Beyle tanışana kadar...
Muayene sonrası hemen ameliyat olmaya karar verdim çünkü kendisi inanılmaz derecede güven aşılayan,  rahatlatan, şahane bir mizaca sahip. 2 hafta sonrasına ameliyat günü aldıktan sonra tetkiklerim yapıldı ve ameliyat gününü beklemeye başladım. Ameliyat günü gece 00.00 ' dan sonra bişey yiyip, içmemek gerekiyor bende bu kurala harfiyen uydum.

  

Sabah saatlerinde ameliyata alındım. Tabi sedye üstünde ameliyathaneye doğru seyahat ederken şuan olduğu kadar rahat değildim. Bildiğim tüm duaları hatim indirip, dua ettim. Daha önce hiç ameliyathane görmediğim için öncesinde googledan çeşitli ameliyathane görsellerine filan bakmıştım. Allah' ım ne kadar aptal ve korkağım.
Aslında ameliyathane apaydınlık (niyeyse çok karanlık ve soğuk olduğunu düşünmüştüm), anlatıldığı kadar soğuk olmayan, içinde sizinle birlikte hemşire, asistan ve doktorunuzun bulunduğu çok şirin küçük bir oda. Sağolsun doktorum ben uyuyana kadar sürekli benimle sohbet etti. Herkes narkozdan sonra ışıkların silikleştiğini ve uyuduğunu anlatır, bende doktorumun silikleştiğini anlatıyorum :)
Odaya ilk girdiğimde gözüm kesici, delici alet edavat aradı ama heyecandan sanırım hiç birini göremedim. (Herkes neşterleri filan görüp, tırstığını anlatmıştı ondan bunları gözlerim aradı) Neyse, toparlayacak olursam tek hissettiğim koluma takılan iğnenin acısıydı. Zaten anestezi uzmanı " Tüm hissedeceğin acı bundan ibaret" demişti. Oldukça haklıymış. Sonrasında da dahil olmak üzere başka hiç acı hissetmedim.. Narkoz sonrası odaya inmeden uyandırıldığım için kimse saçmaladiysamda görmedi. Derin bir uykudan uyanınca burnumda sargıyı görünce ameliyatın bittiğini ve hala hayatta olduğumu anladım. İyi tarafından bakın ölseniz haberiniz olmayacak :) Ölmeye takmışım kafayı...

  

İtiraf edeyim bu görseli gördüğümde kulaklarım uğuldamaya başlamıştı. Ölmüş halime uzaktan bakıyor gibi hissetmiştim kendimi. Canım doktoruma ısrar edip, sargıya almadan önce bir fotoğraf çekmesini rica etmiştim.Sağ olsun beni kırmadı ve bana bir ameliyathane hatırası bıraktığı gibi burnumuda öncesinde görme imkanı sağladı.


Evet bu kurbağa kılıklı, balon suratlı benim. Ameliyattan çıktığım ilk gün yok denilecek kadar az şişliğim vardı hiç morluğum yoktu. Sürekli olarak soğuk kompres uygulamalarınında etkisiyle 3. günde bu hale geldim. Benim şişliklerimin en tavan yaptığı gün 3-4-5. günlerdi. Sonrasında hızla inmeye başladı. Morluklarım ise abartı düzeyde olmadı. Tüm bunların geçmesi 10 günü bulmadı.

Ameliyattan 1 hafta sonra tampon, dikiş, sargı, atel ne varsa çıktı ve minik bantlar tutturuldu.Üst görsel ameliyatın 8. günü.. Hızla iyileşiyorum :)
Karşılaştırmalı olarak sağ eski, sol yeni görünümüm.



Şuan özgüvenim daha yerinde ve kendimi çok iyi hissediyorum. O yüzden eğer rahatsız oluyorsanız ertelemeyin. Ne olacaksa olacak, önemli olan o adımı atmak.

Ameliyat olacaklara bi kaç tavsiyem olacak.

*Şişlerden dolayı yemek yeme sorununuz olacak, çorba ve patates püresi benim vazgeçilmezim oldular.
*Ağzınız açık olduğu için boğaz kuruması meydana geliyor. Bunu önlemek için özellikle geceleri maske takmanızı öneririm. Maske sayesinde deliksiz uyudum.
*Doktorunuzun dediklerini yerine harfiyen getirmeye çalışın. Ameliyat sonrası burnunuzu temizlerken kulak çöpünü hunharca kullanın. Tamponu itermiyim, canım acır mı diye korkmayın hiç bişey olmuyor. Okyanus suyunu sıkacağımda çok tedirgin olmuştum, tuzlu su burnumu yakar diye ama normal sudan farksızdı.
*Ameliyatın üstünden tam 1 ay geçti hala üst dudağımı tam olarak kullanamıyorum (örneğin, ruj yedirme hareketini yapamıyorum. Bunun haricinde herşeyi yapıyorsunuz zaten) bu gayet normalmiş, korkmayın.
* Burnumun bir tarafında şişlik kalmamasına rağmen diğer tarafında hala devam ediyor. Min. 6 ay olabilirmiş korkmayın.
*Tampon, dikiş alınırken hiç bir acı hissetmeyeceksiniz, kendinizi acıya endekslemeyin. Tampon çıkınca rahat nefes alıcam sanacaksınız ama tıkanıklık devam edecek, korkmayın:) Onun içinde zamana ihtiyacınız var.
*Kanamalar dikişten sonrada hafif devam edebilir buda normal.
*Koku alma hissim gidecek mi diye endişe etmeyin hala narkotik iti gibi koku alıyorum. Hatta tampon varken bile kokuları şahane alıyordum.
*Banyo işi problem saçlarınızı yıkamak için en yakın kuaföre gidin evde kendinizi yormayın. Vücudunuzu yikamanizda hiç bi sorun yok zaten.

Tabi ki bunlar hekimlik tecrübesi, teknik, vs ile igili. Bu yüzden doktorum Furkan CERTEL beye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Gelelim kapanış konuşmasına;
yanımdan hiç ayrılmayan dostlarıma, aileme, akrabalarıma, kısacası beni yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum.

Şimdilik benden bu kadar, eğer sorunuz olursa yetenek.sizin@gmail.com adresine mail atarak soru sorabilirsiniz. Daha fazla burnumun yeni halini görmek istiyorsanız instagramdan " yeteneksizin" hesabına göz atabilirsiniz.

Güncelleme Şubat 2017:
Operasyonun üzerinden 9 ay geçti ve son halim aşağıdaki görsede ki gibi oldu. Halimden oldukça memnunum. Fakat Furkan hoca artık İstanbul' a gitti. 





18 Mart 2016 Cuma

Clinique Sonic System Temizleme Cihazı

Günaydın..Son dönemlerde moda olan benimde edindiğim temizleme cihazından konuşalım bugünde.
Cilt temizliğinin ne kadar nemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Cihazla tanışmadan önce konjac sünger, temizleme fırçası vs. kullanıyordum. Clarasonic ile başlayan bu çılgınlığın bir parçası olmamak için çok direndim ama kullananların memnuniyetini gördükçede geri duramadım.


Cihazın artı yanlarına gelirsek;
Çok ergonomik, duşta bile kullanabiliyorsunuz.
Şarjı çok ama çok uzun süre gidiyor. Aldığımdan beri sadece 2 kere şarj ettim.
20 saniyede cildiniz tüm kirden arınıyor.
Diğer üürnlerde şikayet edilenin aksine cildimi parçalamadı, çizmedi, yormadı.
Yaklaşık 1 yıldır kullanıyorum ve onu kullandığımdan beri peelinglere para ödemeyi bıraktım.

Gelelim eksi yanlarına;
Başlığı çok çabuk deforme oldu. Ne kadar yıkarsam yıkayım fırçanın dipleri kirli gibi duruyor.
Köpük formlu ürün kullanmanız daha uygun. Çünkü sıvı yada jel formlu temizleyici ürünler fırçanın dibine iniyor ve yüzünü hiç temizlemiyor. Eğer illa ki, sıvı bir ürün kullanacaksanz bunu önce cildinize sürmeniz sonra cihazı gezdirmeniz sizin yararınıza olacaktır.

Genel olarak üründen çok memnunum. Edinmek isteyenler Clinique gözü kapalı alabilir.

4 Mart 2016 Cuma

Janssen Cosmetics Ürünleri Hakkında

Janssen ürünleriyle #ümranlasonbaharamerhaba etkinliğinde tanışmıştık. Aradan aylar geçti bir türlü yazısını yazmaya fırsat bulamadım. Daha doğrusu elimde kullanmaya devam ettiğim ürünlerin tükenmesini, ardından kesin sonuçları gözlemlemek için bunları açmayı tercih ettim.


Öncelikle markamızı tanıyalım;

Aslında kozmetik tabiri yanlış olur çünkü Janssen tedavi edici özelliğe sahip dermokozmetik ürünlere sahip bir marka. Meşei ise; Almanya. Alman ürünleri bana her daim güvenilir gelmiştir. Keza Almanya’ da bir dönem yaşamış bir arkadaşım bu ürünleri elimde gördüğünde oldukça şaşırmıştı. İlk sorduğu soru “ Bunları nereden buldun?” oldu. Etkinlikte hediye geldiğini filan söylediğimde “çok şanslısın, çok güzel ürünler” demişti. Ayrıca bunları söyleyenin erkek olması ise, beni ürünlere karşı daha meraklı bir hale getirmiştiJ

İlk denediğim renkli nemlendiricisi oldu, 10 faktör korumaya sahip ürünü bitene kadar makyaj çantamdan çıkarmadım. Makyajsız olduğumda, ani müdahalelerle cildimi canlandırmak istediğimde ve makyaj altına baz olarak hep bu ürüne başvurdum. Zarif kokusu, cildi canlandıran dokusu ile benim favorim oldu. Ürünü satın almak ve detaylı bilgiye sahip olmak için tıklayın. 

Daha sonra De-Age & Re-Lift Cream isimli kremini kullanmaya başladım. Cildin sıkılaşmasına ve kırışıkların azalmasına yarayan bir ürün. Ürünü satın almak ve detaylı bilgiye sahip olmak için tıklayın.  

Şuan da ise; Eye Zone Gel isimli göz kremini kullanıyorum. Jel kıvamlı bu ürün nem tutmayı, yorgunluğu ve şişkinliği gidermeyi vaat ediyor. Geceleri Kiehls’ in Recovery Eye kremini kullandığım için, yorgun ve mor gözaltlarım hangisinin sayesinde iyileşti ondan emin değilim. Ürün çok çabuk emiliyor ve suyla yıkanmış (serinlik) hissi veriyor. Kuru ciltler için olmasına rağmen yüksek bir nemlendirme verdiğini söyleyemem beklide doğru kullanım yapamadığımdan ya da geceleri farklı bir ürün kullanmamdandır. Ürünü satın almak ve detaylı bilgiye sahip olmak için tıklayın.  

Elimde kullanılmayı bekleyen birkaç ürünü daha var fakat genel olarak marka ve ürünleriyle ilgili tüm deneyimlerim ve görüşlerim çok olumlu. Denediğim tüm ürünleri hassas cildime hiçbir zarar vermedi, reaksiyon yaratmadı. Benim için en büyük artısı bu…

Sağlıklı ve ışıltılı günleriniz olsun;)




9 Kasım 2015 Pazartesi

Ozpack Nedir? Nasıl Kullanılır ?

Aslında bir Ozpack edindiğinizde, nerelerde kullanabileceğinizi eğlenceli dille yazılmış kullanım klavuzunda okuyacaksınız.Bide benden dinleyin ne olacak ki!


Benim öğrenciliğimde bu icatlar yerine kartondan klasörler vardı. Kolumuzun altında onlarla taşırdık defteri, kitabı.Bir süre sonra yıpranırdı, ya yenisi alırdık yada dergilerden kopardığımız orjinal resimlerle kaplardık. Ne çekmişiz be!  Ozpack ise bu taşıma işlevini, sağlam ve havalı bir şekilde halleden bir icat.


Kitaplarınızı yada defterlerinizi yada her neyi taşımak istiyorsanız (tablette olur) arasına koyuyor ve lastik ile sıkıştırıyorsunuz. Fermuarlı ve cırt cırtlı 2 cebi var. Arada amatörce çizimler yaptığım için keçeli kalemlerimi taşıyorum fermuarlı gözde.
Cırt cırtın altında ki göz ise şeffaf, cep telefonu için düşünülmüş ama benim telefonum sığmadığı için kartvizitlerimi biriktiriyorum. 
İlk defa Ozpack' i İşte Benim Stilim yarışmasında kızlardan birinin elinde görmüştüm, çanta niyetine taşıyordu. 
Kısacası nasıl kullanmak istediğiniz sizin yorumunuza kalmış.Bir Ozpack edinin ve sonrasını düşünmeyin ;)
Son bir şey yerli ve Türk malı ...

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Aliexpress.com' a Nasıl Üye Olurum ve Alışveriş Yaparım???

Herkesin korktuğu ama uygun fiyatları yüzünden alışveriş yapmayada çok can attığı Çin menşeili sitelerden birinden daha bahdeceğim. Hiç şüphesiz tıklanma rekorları kıran Aliexpress.com

Daha önce hiç alışveriş yapmayanların en büyük endişesi kart bilgilerinin çalınması yada ürünün gelmemesi oluyor. Fakat karşınızda ki site dünya çapında satış yapıyor ve oldukça güvenli.
İlla ki kart bilgilerinizi siteye girmek istemiyorsanız Paypal ile ödeme yapabilirsiniz yada sanal kredi kartı kullanabilirsiniz. Bunlar için detaylı araştırmayı google amcadan yapabilirsiniz.
Unutmadan şunuda söyleyeyim bu siteden hem toptan hemde perakende alışveriş yapabilirsiniz.

Şimdi, önce size nasıl üye olacağınızı, ardından nasıl alışveriş yapacağınızı dilimin döndüğünce anlatacağım. Aklınıza takılan sorulara yazı içerisinde cevap vereceğimi düşünüyorum.

Hadi başlayalım:

1. Öncelikle www.aliexpress.com sitesine giriş yapıyoruz. Eğer dil konusunda sıkıntı çekiyorsanız sol üst köşeden Tr diline çeviri yapmanızı sağlayacak adımı seçiyoruz ve kaydediyoruz (Save).Böylelikle tüm site yarım yamalakta olsa Türkçe' ye çevirlmiş oluyor.

2. Yine sol üstte Kayıt Ol yada / Join seçeneğine tıklayarak kayıt olma aşamasının startını vermiş oluyoruz. Karşınıza mail adresi ve doğrulama kodu gireceğiniz bir pencere açılacak. Bilgileri girdikten sonra Next' e tıklayarak diğer adıma geçiyoruz.
3. 2. Adımda mail adresinizi doğrulamanızı isteyecek. " Check Email Now" butonuna bastığınızda sizi mail adresinize yönlendirecek.

4. Mail adrsine giriş yaptığınızda aşağıda ki gibi bir mail geldiğini göreceksiniz. Mailde ki " Continue" butonuna tıklayıp, tekrar aliexpress' e dönüyoruz.

6. Hesabımızı doğruladıktan sonra karşımıza şifre ve ad/soyad bilgilerini tanımlama adımı gelecek. Şifre 6-20 karakter arasında harf, rakam ve sembollerden oluşabilir.
 7. Artık bir hesabınız var. Şimdi Sağ üstte isminiz çıktı. Oradan Benim Aliexpresim / My Aliexpress' e girerek adres tanımlaması yapabiliriz. My Aliexpresse yani Benim Aliexpresse girdikten sonra soldan Teslimat Adresini tıklayarak tanımlama işlemini gerçekleştirebiliriz.
Yukarıda gördüğünüz tüm alanları eksiksiz olarak doldurun ve onaylayın.

Hesap açma ve adres tanımlama işlemi bu kadar. Şimdi alışveriş olayına bakalım.

1. Sitenin ortasında yer alan arama çubuğuna almak istediğiniz ürünün adını yazın, ingilizce olarak arama yapmanızı öneririm. Çünkü çeviride google translate kullandığı için istediğinizin dışında herşeyi listeleyebiliyor. O yüzden güzelce ingilizce kelimelerle aramanızı yapın. Aramanızı yaptıktan sonra oklarla işartlediğim kısımları seçin. Toptan satışta olduğu için birden fazla ürün almak istemiyorsanız  adet bazında satışı yani "1 Piece Only" seçeneğini seçin. İkinci okla gösterdiğim alan ise toptan satışta perakende fiyatı görmenizi sağlar."Show Price 1 Piece"
*** Bu arada aynı ürünü farklı fiyatlarla görmeniz mümkün, çünkü burası gittigidiyor mantığında bir çok satıcının dükkanının bulunduğu açık bir pazar.Aşağıda satıcı seçerken nelere dikkat edeceğinizi görebilirsiniz.


 2. Ürünü seçtik ve sepete atma kısmına geldi. Bu aşma kolay direkt sepete atıp ödeme sayfasına geçebilirsiniz. Fakat Satıcı Bilgilerini kontrol etmenizi öneririm. Bildiğiniz gibi Çin' den alışveriş yapıyoruz herşeyin taklidini ve adisini bulmak mümkün. Lakin biz ucuza kaliteli alışveriş yapmak istiyoruz. Bu nedenle satıcı bilgilerinde satıcının aldığı puan önemli hatta ürünün aldığı yıldızda önemli. Aşağıda sağ tarafta gördüğünüz gibi satıcı %95 olumlu geri bildirim almış, buda çok iyi bir oran. Zaten aliexpress satıcılarını kategorilendiriyor (bu iyi satıcı, bu yeni satıcı, vs. gibi) Ürünü alan herkes memnun kalmış. Gördüğünüz gibi 5 yıldız almış:) Sepete atıp diğer adıma geçelim.
 
3. Sepete ekledikten sonra satın almaya geçiyoruz. Sağ üstteki sepete tıklayarak satın al diyebiliriz. Buy All From This Seller dediğimizde aynı satıcından aldığımız ürünleri alabiliriz. Birden fazla satıcıdan ürün aldıysanız en altta Buy All seçeneğini tıklayarak ödeme sayfasına gidebilirsiniz.
4. Aşağıda ki alana kart bilgilerinizi girip Pay Now dediğinizde ödemeniz gerçekleşiyor.

Üye olduk, ürünü aldık şimdide aldığımız ürünün takibinde.
5.  My Orders/ Siparişlerim bölümünden view detail dediğinizde siparişinize giriş yapıyorsunuz. Size bir takip numarası veriyorlar ama şimdiye kadar hiç takip yapmadım. Ortalama 15-20 gün içinde ürün elinize geliyor. Çoğu zaman 10 günü bile bulmuyor. 


4 adımda alım işlemi tamamlanıyor. 
1. adım Place Order- Ürünü aldıktan sonra ödemenin yapılması için 24 saatlik bir zaman veriliyor. Ödeme yapılınca, tedarik ve kargolama süresi başlıyor. 

Kargolama(shipment) yapıldıktan sonra satıcıya göre 30 ila 60 gün arasında bir süre daha işlemeye başlıyor. Verilen sürede ürün elinizde olmazsa anlaşmazlık başlatıyorsunuz ve bundan sonrası aliexpresse kalıyor. Bu bambaşka bir işlem daha sonra nasıl yapıldığını anlatırım ama işleyişi özetleyecek olursam:
Aliexpress satıcı ile irtibata geçiyor, kargo bilgilerini ve kargonun nerede olduğunu sorguluyor, bakıyor ki alıcıya ulaşmamış paranız iade ediliyor. Eğer para iadesinden sonra ürün elinize ulaştıysa bu sefer aynı tutarı tekrar hesabınızdan alıyorlar.

Bu arada ürün sorunsuzca elinize ulaştıktan sonra onaylama yapmanız gerekiyor. Onaylama yapmazsanız satıcıya para aktarılmıyor. Onaylamanız için yine belli bir süre var, bu sürede onaylamazsanız başınıza ne gelir inanın bilmiyorum :)

Umarım bilgilerim açıklayıcı olmuştur, hepinize keyifli ve ucuz alışverişler:)

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Clinique Anti Blemish Solutions BB Krem

Bu hafta Clinique haftası olsun. Dün başka bir ürünü, bugün başka bir ürünü, pazarteside Clinique Sonic cihazı anlatacağım.
Gelelim sivilce karşıtı BB Kremimize.. Daha önce bu ürünün fondötenini kullanmış ve çok memnun kalmıştım. Buradan ürünle ilgili öncesi/sonrası fotoğrafımı , ürün yorumumu görebilirsiniz.

Bu ürün oldukça akışkan ve sıvı bir yapıya sahip. Bu uygulama kolaylığı sağlasada benim çok hoşuma gitmedi. Çünkü, elime biraz fazla aldığımda akıp yerleri batırıyor. Kullanmadan önce şişeyi sallamak gerekiyor. Ayrıca kapağınıda ergonomik bulmadım fakat minik şişesi ile pratik taşıma kolaylığı var ..

İncecik yapısı ile çok örtücü değil ama güzel bir renk eşitleyici. Cilt ile hemen bütünleşiyor.Parfümsüz ve yağsız formülü ile yağlı ciltler rahatlıkla kullanabilir.40 faktörlük günşe koruması var. Daha nolsun azcık kusur kadı kızında da olur dimi :)

29 Mayıs 2015 Cuma

Turnaround Revitalizing Treatment Oil


Clinique' in yenilenen serisi Turnaroundun bakım yağı ile tanışmak ister misiniz?

Türkiye' de yeni satışa satılan bu ürünün vaadi cilde ışıltı kazandırmak. Tüm cilt tiplerinin rahatça kullanacağı bir ürün. Üstten pompası ile damlalığına aldığınız ürünü kreminizin içine 1 damlacık karıştırarak uyguluyorsunuz. Uzun vadeli kullanımda başarısını göreceğiz ama ilk etap için gözlemim şu şekilde; kolay emilimi ile yağlı his bırakmıyor. Sürüldüğü anda doğal bir ışıltı oluşuyor. Eğer nemsiz bir cilt yapınız var ise gerçekten yumuşacık yapıyor. Ambalajı sert bir plastik fakat oldukça kullanışlı. Ben damlalıklı, pompalı ürünleri çok seviyorum. Çünkü ürünü hiç ziyan etmiyorlar.
Fiyatı ise; 125 TL. Almak isteyenler Clinique onlineı ziyaret edebilir yada Avmlerde ki mağazalarında ki standlarından elde edebilirsiniz.

15 Mayıs 2015 Cuma

Yumurta Akı Maskesi

Yumurtanın faydaları saymakla bitmez. "Yapılan araştırmalar besinler içindeki en kaliteli proteinin yumurtada olduğunu göstermiştir. Ayrıca yumurta dışarıdan alınması gerekli olan amino asitleri dengeli ve yeterli miktarda içerir. Vücuda gerekli olan başta A, B, D, E ve birçok vitamini yüksek oranda barındırır."  (Kaynak : Vikipedi)

 
Bu mucize besini kullanarak siyah noktalarımızdan kurtulmak için basit bir maske yapacağız. Aslında kendi siyah nokta bandımızı üreteceğiz.

Malzemelerimiz:
1 Yumurta Beyazı
1 Kağıt Peçete
Fırça
Çırpmak için çatal

Hazırlamaya başlıyoruz:

Öncelikle yumurta beyazımızı derin bir kapta köpürene kadar 5-6 dakika kadar çırpıyoruz.
Bir kenarada tek katını ayırdığımız peçeteleri kesiyoruz.
Köpüren yumurtayı fırça ile yüzümüze tek kat sürüp üzerine kestiğimiz peçeteleri yapıştırıyoruz. Sadece siyah noktanın yoğun olduğu bölgelerede yapabilirsiniz. Örneğin, burun, alın gibi... Yapıştırtığımız peçetelerin üzerine tekrar yumurta sürüyoruz ve iyice kuruyana kadar bekliyoruz. Taş gibi sertleşiyor sonra yavaşça peçeteleri çıkarıyoruz ve siyah noktalarımızla vedalaşıyoruz.
 Hem cildimizi besliyor hemde siyah nokta illetinden kurtulmuş oluyoruz.

Kolay gelsin;)


22 Nisan 2015 Çarşamba

Make Up For Ever (MUFE) Suya Dayanıklı Eyeliner ve Maskara

Herkese merhaba, bloguma hoşgeldiniz. 
Bahar gelecek diye beklerken yaz için alışverişe ufaktan başladık. Gerçi ben bu yıl bi kaç farklı programımdan dolayı yazın yapmam gereken deniz tatilini önümüzdeki hafta gerçekleştireceğim. Sanırım kapalı havuzda filan takılacağım :)

 

Gelelim konumuza.. Saçlarım sarı, kendim hafiften sarı olunca makyajsız ölü gibi oluyorum. Bu açığı ancak makyaj ile kapatabiliyorum, hal böyle olunca denizde ve havuzda da kullanbilmek için suya dayanıklı rimel, eyeliner alma ihtiyacı hissettim. MUFE ürünlerinin Aqua serisinin çok kalıcı olduğunu duymuştum. Hatta su balerinlerininde bu markayı kullandığını okumuştum.

Ürünlerimi www.makyajtrendi.com dan aldım. Alışverişimden acayip memnun kaldım, çok ilgili bir site.. Gelelim ürünlerime henüz deniz yada havuzda kullanma fırsatı bulamadım ama duşta her hangi bir akma yapmadı. Eyelinerin ucu keçeli olduğu için süürmü oldukça kolay. Rimelde dolgunluk veriyor.. 
Bakalım önümüzde ki günlerde havuzda panda gibimi kalacağım yoksa bakımlı bakımlımı salınacağım :)

21 Nisan 2015 Salı

Esrarengiz Bahçe Boyama Kitabı

Esrarengiz Bahçe bu aralar oldukça popüler bir kitap. İçerisinde boyayabileceğiniz yüzlerce çiçek deseninin yanı sıra, desen tamamlama etkinlikleride bulunduruyor. Ayrıca motiflerin içine saklanmış hayvanları yada objeleri bulabileceğiniz bir bulamacada.

Kitabın yazarı Johanna Basford mürekkeple çizdiği bu güzel desenleri İngilizce adıyla " Secret Garden" da toplayarak, büyüklerinde içinde saklı kalan boyama aşkını pekiştirmeyi amaçlamış gibi görünüyor.

 
İster kitabın kapağından başlayın, ister sonundan.. Minicik desenleri boyamak kimi zaman sinir etsede (özellikle tezcanlılar için) renklendirmek oldukça keyif verici. Renklendirdikçe desenlerin canlandığını görmek sizi iştahlandırıyor. 


Ayrıca psikolojik açıdan hem renkler hemde desenler sizi oldukça rahatlatıyor, aynı zamanda sabrıda öğretiyor. D&R' da yada kitapyurdu.com da yaklaşık 13-15 arasında bir fiyata bulabilirsiniz.
 

Sizde hayatınızı renklendirin ;)

14 Nisan 2015 Salı

Kokulu Taş Yapımı Hakkında Bilgiler ve Taşlarım

Herkese merhaba, bloguma hoş geldiniz.. 
Bu ara her yerde gördüğümüz, dekorasyonun bir parçası haline gelen kokulu taş objelerden bahsedeceğim. Ben uğraşamam diyorsanız English Home, Madame Coco gibi mağazalardan da temin edebilirsiniz. 


* Öncelikle kokulu taş nedir? sorusuna cevap verelim.
Kokulu taş alçıya benzeyen toz şeklinde, çeşitli koku yada renklerle kalıplara dökülerek tasarlanan bir malzeme. Evinizde şık görüntü ve hoş kokuyu bir arada sunmanızı sağlıyor. Ayrıca çok güzel bir hediye.. Şimdi nikah şekeri, kına, sünnet, bebek şekeri olarakta dağıtılmakta.
* Kokulu Taş malzemesini nereden temin edebilirim? 
İnstagramda bir çok kullanıcı bunun satışını yapıyor. Fakat kalitesine göre kalıptan aldığınız şekil farklılık gösterebiliyor. Örneğin; çok pütürlü, mat bir görüntüsü olabiliyor. Ben malzemelerimi tatlıdilimler.com ve hammadeler.com sitesinden alıyorum. Bahsettiğim sitelerde hem kokulu taş için toz malzemeyi hemde diğer araç, gereçleri bulabilirsiniz.
*Kalıp konusunda dikkat etmemiz gerekenler nelerdir?
Kalıp seçerken önce boyutuna, sonrada aldığınız kişiye dikkat edin. Eğer sürekli kalıp satışı yapan birinden almadıysanız kalıbınızın eğri olma yada ürününüzün kalıptan çıkmama ihtimali var! Görselde gördüğünüz kalıplardan pembeleri Çin' den almıştım ki oldukça küçük ebattalar. Beyaz olan çerçeve kalıbım ise, hammadeler.com'dan..

                                      
*Taşlarımı renklendirmek için ne yapabilirim?
Bunun için farklı yöntemler var.
1. si: Toz malzemenizi renkli olarak alabilirsiniz. Bu birden fazla ürün için aynı renk elde etme imkanı sağlar.
2. si: Sabun ve kokulu taş renklendirmede kullanılan toz boyalardan kullanabilirsiniz.
3.sü: Akrilik boyaları sulandırarak malzemenize sıvı olarak ilave edebilirsiniz. (Benim kullandığım yöntemde bu)
4.sü:Hiç bir renklendirme yapmadan orjinal renginde de bırakabilirsiniz.

*Gerekli malzemeler nedir ?
- Kokulu Taş Tozu
- Karıştırma Kabı ve Çubuğu
- Sıcak Su
- Silikon Kalıp
- Esans (İsterseniz oda parfümünüzü yada kendi parfümünüzüde kullanabilirsiniz.)
- İsterseniz boya
Eğer minik bir mutfak teraziniz olursa tozunuzu ölçerek koyar böylecede israftan kurtulmuş olursunuz.


*Nasıl kokulu taş yaparım?
Aslında çok basit sadece malzemeleri karıştırıp silikon kalıba döküp yaklaşık yarım saat bekledikten sonra çıkarmak. İlkokuldayken alçıdan döktüğümüz taşları hatırlayın:) Zaten aldığınız malzemenin üzerinde muhakkak nasıl kullanacağınızı anlatan minik bir talimat olacaktır.

Aklıma gelenler bu kadar. Sayfada görmüş olduğunuz taş çerçevelerin hepsi bana, süslemeleri ise İmre Tasarım' a ait. İmre Tasarıma instagramdan ulaşabilirsiniz. İyi seyirler;)
İmre Tasarım ve Yeteneksizin.net

6 Mart 2015 Cuma

4 Ayda Neler Yaptım / Görselsiz

Bloga reklam dışında yazı yazmayalı tam 4 ay olmuş. Ülke olarak oldukça çetin bir kış geçirdik, son demlerini yaşayarak yazın hasretini çekiyoruz. Ben bu süreçte 1 blog toplantısına, 1 kitap etkinliğine, 1 tanede hediyeleşme etkinliğine katıldım. Bunlara ait ve diğer anlatacağım herşeye ait görseli instagram hesabımdan görebilirsiniz.Başlıkta da dediğim gibi bu yazı görselsiz tamamen ses vermeye yönelik olacak.

Bu sürede şu kitapları okuyup bitirmişim.
1. Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
2. Ve Dağlar Yankılandı
3. Kocan Kadar Konuş
4. Korkma Ben Varım
5. Kır Çiçeği Tepesi
6. Babamın Ettiği B.tan Laflar
7. Kırık Kalpler Oteli
8. Rüya Tahripleri Kitabı
9. Şans
10. Sahilde Kafka
11. Senden Önce Ben
12. Kardeşimin Hikayesi 
13. Aşka Gittim Dönmeyeceğim

Bunların bir kısmı son 4 ayda değil dahada öncesinden okunanlar ama blogta bahsetmediklerim. Şuanda ise; hem Ustam ve Beni' i hemde Sevgi Denizi' ni okuyorum. Fakat bu aralar başlayan migren ataklarım, iş ve özel hayatın yoğunluğu yüzünden pek konsantre olamıyoum.

Yeni bir eve taşınarak hem geçmişi hem çocukluk anılarımı geride bıraktım. Bu genel olarak beni üzsede yenilik her zaman iyidir diyorum! 

Özel bir rahatsızlığımdan dolayı tedavi görüyorum bu beni son 2 ayda yıprattı, duygu değişimlerim, düşünmemek adına odak noktamı değiştirme çabalarım pek işe yaramadı. Sanırım bu durumun beni terk etmesi için biraz daha zamana ihtiyacım var.

Hala insanlara çok çabuk aldanıp, güvendiğim için kendimi yerden yere vurma çabalarımda son surat devam ediyor. Beni en iyi anlatan şiir ise; Nazım Hikmet' ten geliyor. Şuan ki ruh halimi kısaca özetlemiş..

Ey benim iyimser hallerim ..
Çabuk aldanışlarım ..
Hep inanışlarım ..
Alttan alışlarım ..
Hatayı hep kendimde buluşlarım ..
Değmeyecekleri kafama takışlarım ..
Yoktan yere akıp giden gözyaşlarım ..
Herkesi insan yerine koyuşlarım ..
Hepinize Elveda ..
Artık ben, KİMSENİN HİÇ KİMSESİ OLMAYACAĞIM.

Yeni yılın ertesinde günübirlik Ankara' ya gittim geldim. Dondurucu soğuğuna rağmen alışveriş yaptım, ruhumu doyurdum :)

Yeni ürünler denedim (kozmetik), kendi çapımda el işi yaptım.

Bir sürü hediye aldım beni mutlu eden..

Çok sevdiğim bir arkadaşımı kaybettim. Ne kadar üzüldüğümü anlatmama gerek yok sanırım. Ondan bana hatıra bir tesbih, 2 kalem kaldı birde açıp baktığım fotoğrafı.

En yakın arkadaşımın biricik oğluna, benim sevgilime geçen hafta doğum günü organize ettik. Organizasyonun en zor işi süslemeler bana kaldı, bunuda görmek isterseniz İg' ye ışınlanın.

Geçen yıl 20'lik dişlerimden birini çektirdim. Ameliyat ile aldılar 1 hafta şiş ve mor bir yüzle dolandım, kocasından dayak yiyen kadınlar gibi. Benim küçükkende dişlerim hiç normal çıkmadı, 20' liklerde normal değiller haliyle. Dördüde içe doğru kıvırlıp çeneme baskı yaparak ağız yapımı bozmaya niyetli bir şekilde ilerliyorlar - dı. Ta ki birinin çıktığını keşfedene kadar. Ne kadar oldu o diş çıkalı bir fikrim yok, ağrısız sancısız süpriz bir şekilde geldi. Bende onu Allah' ın hediyesi diye severek korumaya çalışıyorum ki başıma dert açmasın;)

Neyse benim aklıma gelenler bunlar. Hepinize sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler diliyorum. Tüm dilekleriniz gerçek olsun. İyilikler ve iyiler daima yanınızda olsun.

NOT: Yazı yoruma kapalıdır. İsteyen yetenek.sizin@gmail.com adresine mail atabilirler. 

Sevgiyle kalın...






30 Aralık 2014 Salı

LACİVERTİN GÜCÜ ADINA!

Erkeklerin kadınları anlamakta zorluk çektiği bir gerçek. Oysa ki kurallarımız o kadar da anlaşılmaz değil. Ufak detayları önemseyerek yaşarız, hepsi bu. Detayları fark etmek biz kadınların en önemli özelliği. Erkekler bizi anlamakta zorluk çekedursun, Bingo bizleri anlama konusunda daha dikkatli. Detaylara verdiğimiz özeni radarına yakalayan Bingo, hem banyo hem de mutfak için ayrı ayrı temizlik ürünlerini emrimize amade olarak sunuyor. Bu harika! Üstelik bu ayrıcalık Türkiye'de bir ilk.
Temizlik konusundaki acemi birliğim annemin emirleri altında geçtiğinden şu cümleyi sıklıkla duyardım : "Hayır, onu değil, o banyo için, mutfaktakini getir" veya bir diğer sık duyduğum cümle : "Kızım bu mutfak temizliği için kullandığım sarı bez, sen diğerini al." Acemi birliğim neyin ne olduğunu çözmekle geçti çünkü temizlik konusunda her Türk kadını gibi titiz annem; banyo için ayrı, mutfak için ayrı temizlik ekipmanları kullanıyordu. Tabii ki bu uygulamasında çok haklıydı, çünkü banyodaki mikroplar mutfakta cirit atmamalıydı. Üstelik banyo temizliği ile mutfak temizliği birbirinden tamamen farklıdır. Mutfaktaki ocak temizliğine kullandığımız bir ürünü, duşa kabine kullanmak kulağa bile hoş gelmiyor doğrusu.
Kullandığımız temizlik ürünleri hep aynı tip aynı formülde olduğundan bu ayrımı yapmak bizim ev için problemdi. Dünya için küçük ama ev halkı için büyük olan bu sorunu, her Türk annesinin kızına öğretmeye kendine vazife edindiği bir gerçek. Bingo önem verdiğimiz "şartlı şurtlu" temizlik anlayışına dikkat kesildi ve Türk kadınlarının mutfak ve banyo için ayrı ürünlerle temizlik geleneğine uygun yepyeni ürünleri bizlerin beğenisine sundu. Mutfak temizliği için kullanılan temizlik ürünleri ayrı, banyo temizliği için kullanılan temizlik ürünleri ayrı şekilde kullanmayı tıpkı benim annem gibi  seven ve "şartlı şurtlu" temizliklerini rahat rahat yapanlar için artık Bingo Lacivert Güç, emirlere amade!
Bingo Sprey Banyo; derz araları, duşa kabin, klozet, musluk, lavabo gibi yerlerde kullanıyorken Bingo Sprey Mutfak ise aspiratör aralarında, mutfak dolaplarında, ocakta, tezgahta mis gibi ferah kokusuyla eşlik ediyor. Bingo Krem Temizleyici'lerden banyo için özel olanı amonyaklı kireç çözücü formülünde, mutfak için olanı ise limon kokulu yağ çözücü formülünde bulunuyor. Bingo Ultra Çamaşır Suyu ise mutfak için olanı yağ çözücü gücü, banyo için olanında ise kireç çözücü özelliği bulunmakta. Üstelik kapak kısmı da küçük çocuklar düşünülerek güvenliğe önem verilen bir tasarıma sahip.
"Şartlı Şurtlu" hijyen anlayışıma uygun temizlik ürünlerimde Bingo'ya yer verdiğim için mutlu ve memnunum. Mutfaktaki uğraştırıcı yağ ve banyodaki inatçı kireç "Lacivertin Gücü" adına,  artık "bizimle deyılsın"
İçerik: miskinkek.blogspot.com.tr
Bir boomads advertorial içeriğidir.

1 Aralık 2014 Pazartesi

GRİ VE SOĞUK KIŞ GÜNLERİNE; RENKLİ LENSLERLE RENK KAT

 
Alcon AIR OPTIX® COLORS kontak lensler; gri kış günlerinde bakışlarınıza renk katarak, ortamı ısıtmanıza yardımcı olacak.
Göz bakımında dünya lideri Alcon tarafından üretilen ve güzellikle konforu aynı anda sağlayacak şekilde tasarlanan AIR OPTIX® COLORS renkli lensler; kış günlerinin gri havasını dağıtmamıza yardımcı olacak.
Parlak Mavi, Mavi, Gri, Gümüş Gri, Zümrüt Yeşili, Yeşil, Ela, Bal Rengi ve Kahverengi ile 9 renkten oluşan geniş bir yelpaze sunan AIR OPTIX® COLORS kontak lensler; “3’ü 1 arada” teknolojisi ile doğal ve canlı bakışlara sahip olma imkanı sunuyor.
Koyu bordo ve koyu kırmızı rujlu dudakları; sadece bolca maskara kullanarak öne çıkartan bu kışın makyaj trendinde; AIR OPTIX® COLORS kontak lensler ile sade ama aynı zamanda baştan çıkarıcı bir etki yakalamak mümkün olacak.
Silikon hidrojen yapısı ile lens içinden 6 kata kadar daha fazla oksijenin geçmesine izin vererek, gözlerin maksimum düzeyde nefes alabilmesine olanak sağlayan AIR OPTIX® COLORS kontak lensler; renkli bakışlara baştan çıkarcı bir doğallık ekliyor.
Alcon tarafından nefes alma özelliğiyle, güzellik ve konforu aynı anda sağlayacak şekilde tasarlanmış AIR OPTIX® COLORS renkli lenslerinden; numaralı ve numarasız olarak edinmek mümkün.
*Göz kontrolü ardından reçete ile satışa sunulan AIR OPTIX® COLORS renkli lenslerin, 1 ay süreyle günlük olarak kullanılması öneriliyor. AIR OPTIX® COLORS kontak lensleri; her bir eşsiz rengin, kullanıcının kendi göz rengiyle hafifçe karışmasına izin veren, irisin ince renk farkını taklit eden çığır açıcı üçü bir arada FreshLook® COLORBLENDS® teknolojisi ile üretiliyormuş. FreshLook® COLORBLENDS® teknolojisi ayrıca göz ile renk etkileşimini azaltmak için rengi lens malzemesi içinde muhafaza ediyor.
*AIR OPTIX® COLOR kontak lenslerinin uygunluğu için göz doktorunuzu ziyaret etmek zorunda olduğunuzu da unutmamakta fayda var.

AIR OPTIX® COLORS kontak lensler hakkında daha detaylı bilgi almak için; 
Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Ekim 2014 Salı

Kor- Hasan SARAÇ\ Timaş Yayınları


Timaş Yayınlarını severek takip ederim. 3. Konya Blogger Buluşmasında Hasan SARAÇ' tan tam Konya' ya özel Mevlana' yı anlatan güzel bir kitap göndermiş. Kor ' da kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

" 
Aşk ateşine kapılan üç yürek…
Asırlık arayışların ve sırların peşinde kesişen yollar… 
Mevlânâ’nın serinletici ikliminde kendi gerçeğini keşfeden ve huzura kavuşan benlikler…
İngiltere’nin soğuk ikliminde tasavvufun çekici dünyasıyla tanışan Evelyn…
Kalbi ve egosu arasında sıkışan Mustafa…
Nesilden nesile aktarılan bir “ney”in gizemli hikâyesinde kendini arayan Cemal…
Ve üç karakterin aşkın merkezi Mevlânâ’da buluşan hayatları.
Hasan Saraç’ın kaleminden Mevlânâ ile tanışmaya ve onun şifalı sözleriyle buluşmaya can atan tüm kalpleri günlük hayattan koparıp bambaşka bir atmosfere yaklaştıracak, unutulmayacak bir roman…
 
KOR
Aşkın Merkezi Mevlânâ'ya Yolculuk..."


Teşekkürler TİMAŞ...